Poğaça Çok Mayalanırsa Ne Olur?
Yazının başlığını görünce “Ya bu ne ya, poğaçanın mayası da mı sorun olacak?” diyenler olacaktır. Haklısınız, poğaça mayalanırsa ne olabilir ki? Evet, belki de fırından yeni çıkmış, sıcacık poğaçaları hayal ediyorsunuz. Ama bir sorun var: Poğaçalar fazla mayalanırsa işler biraz karışabilir. Hadi, gelin bunun ne demek olduğunu anlamak için biraz izmirli genç yetişkin kafasıyla düşünelim.
Poğaça ve Mayalanma: Her Şey Başladı Burada
Poğaçaların mayası, o kadar gizemli bir şey ki, sanki bir fırın sihri gibi. Başlarda her şey güzel, mayayı ekledik, hamur güzelce kabardı, sıcak fırına attık… Ama sonra bir şeyler ters gitmeye başlar. Fazla mayalanmış bir poğaça, mesela, kendini bir tür “yazlık villa” gibi hissetmeye başlar. İçinde gereksiz miktarda hava vardır ve “ne kadar büyürsem o kadar mükemmel olurum” mottosuyla fırına girer.
Benim de başıma gelmişti. Evde denemek için yapılan o meşhur poğaça tarifini ilk kez uygularken, bir anda mayanın etkisiyle mutfağı sanki yıkılacak gibi hissettim. Bunu yazarken bile hatırlıyorum; hamurun kabarmaya başlaması, tencerenin sığmadığı o anlar, mutfakta bir patlama anı gibi.
İçimden bağırdım: “Poğaçalar! Yavaşça! Fırında sıkışıp kalmayın!”
Ama işte, o an fark ettim ki fazla maya, tıpkı her şeyin fazla olmasında olduğu gibi, bir noktada kontrolden çıkabiliyor.
Poğaça Mayalanırken Bir Hayat Dersi Alır Mısın?
Bir de var ki, fazla mayalanan poğaça başka bir şeye dönüşür. Zaten her işin içinde biraz felsefe vardır, değil mi? Poğaçayı fazla mayalarken düşündüm ki, belki de biz de fazla kabardığımızda “gerçek” halimizi kaybediyoruz. O an hamurun içinde kaybolan o “sade” hali düşünün: fazla kabarmış ama lezzetsiz, içi boş kalmış, tam anlamıyla “bir şey olmamış” bir poğaça. İşte fazla mayalanmış poğaça da tam olarak böyle bir şey.
Bir süre sonra fark ettim ki, bu durumu hayatla ilişkilendirebiliriz. İnsanlar bazen fazla büyümeye çalışırken, aslında olduklarından fazla bir hale bürünüyorlar. Ama içerikleri boş kalıyor. O kadar kabarıyorlar ki, sonunda başlarına büyük bir fırın felaketi gelebiliyor.
Bir gün annemle poğaçalar hakkında konuşurken “Anne, çok fazla maya eklemek, insanın kendisini büyütmeye çalışmasına benziyor, değil mi?” dedim. Annem “Hadi ama, çok maya eklemenin poğaçanın lezzetini bozduğunu unutma!” diye cevap verdi. O an düşündüm: Hah, işte hayat bu! Her şeyin bir dengesi var, abartmamak lazım. Mayanın da fazlası, insana da. Yani, abartmadan, ama tam da gerektiği kadar!
Poğaçanın Fazla Mayalanması ve Fırındaki Komik Durum
Şimdi sizlere bir hikaye anlatmak istiyorum. Bir gün, sevgili arkadaşım Sefa’yla beraber poğaça yapma kararı aldık. Yani, aslında ben karar verdim. Çünkü fırında poğaça yapmak, bir tür “görünüşte beceri, içte hala tembellik” oyunudur. Neyse, önce hamuru yoğurdum, mayayı ekledim ve… İşte o an, hamur “öylesine bir hamur” olmaktan çıktı ve bir mucizeye dönüşmeye başladı.
Sefa bir yandan “Ne yapıyorsun?” diye soruyor. Ben de “Bakalım bu kadar maya ile neler olacak?” diye cevaplarken, hamur adeta bir ay tutulması gibi kabarmaya başladı. Sefa’yla göz göze geldik. “Poğaça çok mayalanırsa ne olur?” diye sormak istedim ama cevabı zaten kendim vermiştim: “Sıkışıp kalabiliriz!”
Hamur, o kadar büyüdü ki, sanki mutfakta poğaça odaklı bir Big Bang yaşanıyor gibiydi. Dışarıdan bakıldığında, fırına girecek kadar poğaçalar bir araya gelemedi ve o noktada ‘hamur patlaması’ dediğimiz şey gerçekleşti.
İç sesim devreye girdi: “Burada mı patlayacak? Gerçekten mi?”
Sefa ise, hala bana bakıyordu, gözleri yuvalarından çıkacak gibi. Biraz daha bekledik ama fırına atmanın tek yolu, bu “devasa poğaçayı” sığdırabilmekti. Ama sonrasında ne oldu, biliyor musunuz?
Birbirinden bağımsız, ama aşırı kabarmış poğaçalar ortaya çıktı. Poğaça bu kadar mayalanınca aslında neredeyse fırından dökülecek bir hale geliyordu. İçerisi bomboş, dışarıdan bakınca “yeterince kocaman, ama içerisi hüsran” gibi bir hal almıştı.
Sefa’nın tepkisi ise şu oldu: “Evet, fazla maya, olaya kendi başına fazla giren birinin metaforudur. Kısacası, sana ne olmuş anlamadım.”
İçimden güldüm. Çünkü onun fark edemediği şey, tam olarak bu kadar mayalanmış poğaçanın aslında tam bir hayat dersi sunduğuydu.
Sonuç: Poğaça Her Zaman Az Ama Öz Olmalı
Ve işte, her şeyin bir ölçüsü var. Hem poğaça yaparken, hem hayatı yaşarken. Fazla mayalanmış bir poğaça, sonunda hamurdan ibaret kalır. Aynı şekilde, fazla büyümeye çalışan insanlar da bazen boş bir kabuk haline gelebilir. O yüzden poğaçanızı, en fazla bir kez mayalandığı kadar bırakın. Hem siz mutfakta rahat edersiniz, hem de poğaçalarınız lezzetli olur.
Poğaça çok mayalanırsa ne olur? İşte böyle bir şey olur. İçinde hava var, ama içinde ne olduğunu anlamadığınız bir şey. Ama az ama öz, düzgün mayalanmış poğaçalar işte gerçek başarıyı simgeliyor. Azıcık maya, birazcık sabır, fırından taze çıkmış mis gibi bir poğaça… Gerisi hikâye!
—
Hadi, şimdi mutfağa gidip bir tane poğaça yapmaya ne dersiniz? Bu kadar konuştuktan sonra, kesinlikle hak ettiğiniz bir şeyler vardır!