İçeriğe geç

Kapalı Çarşı denince akla ne gelir ?

Kapalı Çarşı denince akla ne gelir? Bir yolculuğun, bir kırılmanın ve içimde kalanların hikâyesi

Merhabalar! Medihair olarak “Kapalı Çarşı denince akla ne gelir” konusunda aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız.

Bazen bazı yerler vardır, adını duyduğunda sadece bir mekân gelmez aklına. Bir ses gelir, bir koku, bir kalabalık uğultusu… ve en önemlisi, senin o an kim olduğun. “Kapalı Çarşı denince akla ne gelir?” sorusu benim için bir bilgi sorusu değil. Daha çok içimde kapanmamış bir kapının gıcırtısı gibi.

Kayseri’de yaşayan 25 yaşında biri olarak söylüyorum: bazı anılar insanı bırakmıyor. Ne kadar uzaklaşsan da peşinden geliyor. Kapalı Çarşı da benim için tam olarak öyle bir yer.

Bir bilet, bir bavul ve içimde taşınan heyecan

İstanbul’a ilk gidişim öyle büyük planlarla olmadı. Bir sabah uyandım ve “gitmeliyim” dedim. Ne için gittiğimi bile tam bilmiyordum. İçimde bir sıkışma vardı sadece. Sanki Kayseri’nin sokakları biraz dar gelmeye başlamıştı bana, nefes almak istiyordum.

Otobüs bileti aldığımda elim titremişti. O heyecanı şimdi bile net hatırlıyorum. Sanki bir şey değişecekmiş gibi… ama ne, bilmiyordum.

İstanbul’a vardığımda hava ağırdı. Kalabalık, ses, acele… her şey aynı anda üzerime geldi. Ama içimde garip bir canlılık vardı. İşte o gün ilk kez Kapalı Çarşı’ya gidecektim.

Ve o an, içimden şu geçti:

“Kapalı Çarşı denince akla ne gelir, gerçekten göreceğim.”

Kapalı Çarşı’ya ilk adım: Kalabalığın içine düşmek

Kapalı Çarşı’nın kapısından içeri girdiğimde ilk hissettiğim şey büyüklük değil, kaybolma duygusuydu. Sanki bir binaya değil de başka bir zamana girmişim gibi.

Sesler üst üste biniyordu. Bir yanda bağıran esnaf, bir yanda pazarlık yapan insanlar, bir yanda hızlı adımlarla geçen turistler… Her şey birbirine karışmıştı.

Ve ben… ben sadece durdum.

O an şunu fark ettim: Kapalı Çarşı sadece bir yer değil. Bir ruh hali. Biraz karmaşa, biraz düzen, biraz da insanın kendini araması.

Kalbim hızlı atıyordu. Heyecan vardı ama içinde hafif bir korku da. Kaybolursam ne olur diye düşündüm. Sonra güldüm kendime. Kaybolmak zaten oranın olayıydı.

Bir dükkân, bir bakış ve içimde kalan küçük hayal kırıklığı

Bir kuyumcu dükkânının önünde durdum. Camın arkasında parlayan şeylere baktım. Işıklar altında her şey fazla kusursuzdu.

Satıcı bana baktı, kısa bir gülümseme verdi. Ama o gülümsemenin içinde bir mesafe vardı. Sanki orada herkes bir şey satıyor ama kimse gerçekten seni görmüyor gibiydi.

O an içimde küçük bir hayal kırıklığı oluştu. Belki de çok şey beklemiştim bilmiyorum. Kapalı Çarşı denince akla ne gelir diye düşünürken, insan biraz masal bekliyor sanırım.

Ama gerçeklik daha sertti. Daha ticari. Daha hızlı.

Yine de içimden bir ses “hemen pes etme” diyordu.

Bir çay molası: Yavaşlayan zaman

Bir köşede küçük bir çay ocağı buldum. Plastik sandalyeye oturduğumda bacaklarımın yorulduğunu yeni fark ettim.

Çay söyledim. O sırada etrafı izlemeye başladım. İnsanlar geçiyor, konuşmalar parçalanıyor, ayak sesleri yankılanıyordu.

Ve o an garip bir şey oldu.

Zaman yavaşladı.

Sanki Kapalı Çarşı’nın içinde ayrı bir zaman akıyordu. Dışarıdaki İstanbul başka bir hızda, içerisi başka bir ritimdeydi.

Çaydan bir yudum aldım. İçimdeki hayal kırıklığı biraz yumuşadı. Belki de her şeyin mükemmel olması gerekmiyordu. Belki de burası sadece “gerçek”ti.

Bir anı kırılması: Telefon ekranında eski bir mesaj

Telefonuma baktım. O an bir mesaj geldi sanmıştım ama aslında eski bir konuşmaya girmişim yanlışlıkla.

Bir isim… uzun zamandır görmediğim biri.

İçimden bir şey çekildi gibi hissettim.

Kapalı Çarşı’nın ortasında, binlerce insanın içinde, bir anda yalnız kaldım. Garip bir yalnızlık değil bu; kalabalığın içinde büyüyen bir boşluk.

O an şunu düşündüm:

“İnsan bazen en kalabalık yerde bile tek başına kalabiliyor.”

Ve işte o an Kapalı Çarşı denince akla ne gelir sorusu benim için değişti. Artık sadece bir çarşı değildi. Bir yüzleşme yeriydi.

Bir dükkânda küçük bir umut

Sonra tesadüfen küçük bir dükkâna girdim. İçeride eski eşyalar vardı. Kolye, yüzük, küçük kutular…

Satıcı yaşlı bir adamdı. Bana baktı ve “İlk defa mı geldin?” dedi.

Başımı salladım.

Gülümsedi. “Burayı herkes ilk kez yanlış anlar,” dedi.

Bu cümle içimde bir yere dokundu.

Yanlış anlamak… belki de doğruydu. Belki Kapalı Çarşı’yı anlamaya çalışmak bile gereksizdi. Sadece yaşamak gerekiyordu.

Adam küçük bir bileklik uzattı. “Şans getirir,” dedi.

Satın almadım. Ama o an içimde küçük bir umut kaldı. Neden bilmiyorum.

Kalabalığın içinde kaybolmak ve yeniden bulunmak

Çarşının içinde yürümeye devam ettim. Artık kaybolmaktan korkmuyordum.

Her sokak başka bir ses, başka bir yüz, başka bir hayat gibiydi.

Bir çocuk gördüm elinde balonla koşuyordu. Bir kadın pazarlık yaparken kahkaha atıyordu. Bir turist haritaya bakıp yanlış yöne gidiyordu.

Ve ben… sadece yürüyordum.

İçimde garip bir hafiflik vardı. Belki de ilk kez kendimi bu kadar “gerçek” hissetmiştim.

Kapalı Çarşı denince akla ne gelir? Benim cevabım değişti

Çıkış kapısına yaklaştığımda durdum. Bir an geriye baktım.

Kalabalık, ses, ışıklar… her şey bir aradaydı.

Ve içimden şu cümle geçti:

“Kapalı Çarşı denince akla ne gelir?”

Artık cevabım değişmişti.

Bir yer gelmiyordu aklıma.

Bir duygu geliyordu.

Biraz hayal kırıklığı… biraz umut… biraz kaybolmuşluk… biraz da yeniden başlamışlık.

Hepsi aynı anda.

Geri dönüş: Kayseri’ye dönerken içimde kalanlar

Otobüse bindiğimde yorgundum. Ama tuhaf bir şekilde huzurluydum.

Pencereye yaslandım. İstanbul uzaklaştıkça içimdeki sesler de yavaşladı.

Kapalı Çarşı’yı düşünüyordum.

Orada yaşadığım hiçbir şey tam olarak net değildi. Ama belki de mesele netlik değildi.

Belki de mesele, insanın kendini bir kalabalığın içinde bulmasıydı.

Ve o yolculuk bana şunu öğretti:

Bazı yerler sadece gezilmez. Yaşanır. Ve insanın içinde kalır.

Son bir düşünce

Şimdi Kayseri’de bazen yürürken aklıma geliyor. Sessiz bir anda, bir dükkânın önünden geçerken ya da kalabalık bir caddede.

Kapalı Çarşı denince akla ne gelir diye soran olursa, uzun uzun anlatmıyorum.

Sadece duruyorum.

Çünkü bazı cevaplar konuşulmaz.

Hissedilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş