Özgül İsmi ve Sosyal Yapılar: Kur’an’da Geçiyor mu? Toplumsal yapılar, insanlar arasındaki ilişkileri şekillendirirken, bizleri de bu yapıların birer parçası haline getirir. Her birimiz, içinde doğduğumuz kültürün, dinin, değerlerin ve normların etkisiyle şekilleniriz. Bu yapılar, sadece hayatımızı değil, aynı zamanda kimliğimizi, adımızı, dolayısıyla varoluşumuzu da etkiler. Özgül isminin Kur’an’da geçip geçmediği sorusu, aslında toplumsal bir sorgulamanın da kapısını aralar. Bu basit gibi görünen soru, kültürel pratiklerin, toplumsal normların, güç ilişkilerinin ve bireysel kimliklerin nasıl iç içe geçtiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Sosyolojik bir bakış açısıyla, adlar yalnızca bireyleri tanımlamak için değil, toplumsal kimlikleri, kültürel bağları ve dinamikleri de yansıtır. Bu yazıda,…
Yorum BırakSaç ve Stil Tüyoları Yazılar
Tunguç Ne Demek? Felsefi Bir Yaklaşım İnsanın varoluşu üzerine düşünürken, bir soru her zaman derinlemesine irdelenmeye değer olur: Gerçekten neyi biliyoruz? Bu soruya bir yanıt bulabilmek için önce “bilgi” kavramını ve bunun sınırlamalarını incelememiz gerekir. Ancak, bilgi sadece bir kategori değil; bir yolculuktur. Felsefi anlamda her sorgulama, bir kapı aralar. Bu kapı, epistemolojiden ontolojiye, etik sorulardan insani varoluşsal krizlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Ve işte bu soruya dair düşüncelerin içinde, “Tunguç” gibi alışılmadık bir kelimeyle karşılaştığımızda, derin bir felsefi sorgulama başlatmak gerekebilir. Peki, “Tunguç” ne demek? Bu terimi, etik, epistemolojik ve ontolojik bakış açılarıyla nasıl anlamlandırabiliriz? Felsefi bir bakış…
Yorum BırakNeymar Sakatken Maaş Alıyor Mu? Felsefi Bir Sorgulama Bir futbolcunun sakatlık nedeniyle maça çıkamaması, birçok insana göre basit bir olay olabilir. Ancak, bu durumun ardında, aslında derin etik, epistemolojik ve ontolojik sorular yatmaktadır. Ne zaman bir birey, fiziksel ya da ruhsal durumuyla bağlantılı olarak hak ettiği bir şeyi kaybetmiş olur? Bir oyuncu, maç yapmasa da, kulübe olan katkısı sebebiyle maaş almayı hak eder mi? Bu soruları sadece bir futbolcu üzerinden sormak, aslında insanın değerini, emeğini ve haklarını sorgulayan çok daha geniş bir tartışmaya kapı aralar. Felsefenin büyük bir kısmı, bu tür soruları sormaktan ve insan yaşamının, toplumsal yapıların, işleyişin ve…
Yorum BırakKaynak Kıtlığı, Seçimler ve Daldırma Yöntemi: Ekonomik Bir Çerçeve İnsan yaşamında kaynakların sınırlı olması, istisnasız her üretim sürecini şekillendirir. Doğal çevre, tarımsal üretim, sermaye, emek veya bilgi fark etmeksizin kıtlık – ve bunun karşısında seçim yapmak – ekonomik düşüncenin merkezindedir. Bu bağlamda “daldırma yöntemi” gibi biyolojik bir kavramı yalnızca botanik bir teknik değil, aynı zamanda kıt kaynakların akıllı kullanımı ve sonuçlarının değerlendirilmesi açısından ele almak mümkündür. Daldırma, bir bitkinin ana gövdesine bağlı kalmış bir dalın köklenerek yeni bir bitki hâline gelmesini sağlayan bir vejetatif çoğaltma tekniğidir. Bu teknik; bahçecilikte, tarımda ve ağaçlandırmada yaygın olarak kullanılmaktadır. Temel ilke, materyalin ana kaynaktan…
Yorum BırakKur’an’da Domuz Neden Haramdır? Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamadan, bugünü tam olarak kavrayamayız. Geçmişin sosyal, kültürel ve dini dokusunu incelemek, sadece eski dönemlere dair bir bakış açısı sunmakla kalmaz, aynı zamanda bu dokunun bugüne nasıl taşındığını ve günümüzde nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı olur. Kur’an’da domuzun haram kılınması, sadece bir dini yasa değil, aynı zamanda toplumların inanç sistemlerinin, kültürel normlarının ve sağlık anlayışlarının şekillenmesinde önemli bir etkiye sahip olmuştur. Bu yazıda, domuzun haram kılınmasının tarihsel arka planını inceleyecek, bu yasağın nasıl geliştiğini, zaman içinde toplumsal ve dini anlamlar kazandığını tartışacağız. Domuz ve İslam’daki Yeri: Kur’an’da Haram Olması Kur’an’da domuzun haram kılınması,…
Yorum BırakEnderunda Ne Eğitimi Verilir? Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Kelimeler, bir toplumun düşünsel ve duygusal haritasını çizen, hem geçmişi hem de geleceği kucaklayan araçlardır. Edebiyat ise, bu kelimelerle şekillenen dünyaların kapılarını aralar ve okurlarını yalnızca birer izleyici değil, katılımcılar haline getirir. Tıpkı bir yazarın her sözcüğüyle evren inşa etmesi gibi, okurlar da metinlere dair çağrışımlarla kendi dünyalarını yaratırlar. Bu da edebiyatın dönüştürücü gücüdür: Okunulan her metin, her anlatı, insanın içindeki derinliklere dokunarak şekillenir, değişir ve bir iz bırakır. Peki, Enderun gibi bir eğitim kurumunun edebi ve sembolik anlamı nedir? Bir geleneksel okul olarak değil, edebiyat ve kültür perspektifinden, Enderun’da verilen eğitimi nasıl…
Yorum BırakŞirkete Borçlanma Yasağı: Etik, Epistemolojik ve Ontolojik Bir İnceleme Düşüncelerimiz, tıpkı hayatımız gibi, sorularla şekillenir. Bir insanın yaşamında daha fazla insana dokunma, anlam arayışı veya geleceğe dair umutlar inşa etme arzusunun evrimi, zaman içinde şekillenen bir düşünce yolculuğudur. Peki, bir şirketin borçlanma yasağı, bir insanın ahlaki sorumlulukları gibi, temel ilkeler üzerine kurulu olabilir mi? Bu tür sorular, yalnızca iş dünyasında değil, felsefenin derinliklerinde de yankı bulur. Şirketlerin borçlanma yasağı, iş dünyasında finansal stratejiler ile etik değerler arasında bir köprü kurarken, aynı zamanda varoluşsal sorulara da zemin hazırlamaktadır. Bu yazı, borçlanma yasağının etik, epistemolojik ve ontolojik boyutlarını keşfederek, felsefi bir bakış…
Yorum BırakYürüyüş Göbek Eritir mi? Antropolojik Bir Perspektiften Giriş: Farklı Kültürlerde Bedensel İfadeler ve İnsanlık Dünya üzerinde sayısız kültür, tarih boyunca farklı beden anlayışlarına, sağlık ritüellerine ve estetik normlara sahip olmuştur. Bedensel şekil, insan toplumlarında yalnızca fiziksel bir varlık durumu değil, aynı zamanda kültürel bir kimlik, toplumsal statü ve geleneksel inançlarla şekillenen bir anlatıdır. Bir kültürde sağlıklı bir vücut, estetik bir duruş ve belirli fiziksel özellikler saygı görürken, bir başka kültürde bu normlar farklı olabilir. Bu kültürel çeşitliliği anlamak, yalnızca sağlıkla ilgili alışkanlıkları öğrenmek değil, insan bedeninin tarihsel, sosyo-ekonomik ve toplumsal yapılar içinde nasıl şekillendiğini anlamak demektir. Peki, bu kültürel çeşitlilik…
Yorum BırakTekila Viski mi? Bir Edebiyat Perspektifinden Değerlendirme Günümüz kültüründe sıkça karşılaşılan bir soru: Tekila viski mi? Bu, sadece içki tercihlerinin ötesinde, insan deneyiminin ve kültürel kodlarının derinliklerine inen bir soru olabilir. Bir içkinin temsil ettiği kimlikler, onunla iç içe geçmiş anlamlar ve semboller üzerinden çok daha derin bir okuma yapılabilir. Edebiyat, kelimelerin gücüyle insan ruhunun karmaşık yollarını keşfederken, her bir içki bir metin gibi; içindeki katmanlarla, hissettirdiği duygu ve çağrışımlarla bir anlam kazanır. Edebiyatın evrensel gücü, her birimizin bireysel deneyimlerini ve kolektif hafızasını etkileme potansiyelini taşır. Bu yazıda, tekila ve viskiyi, edebiyatın zengin dilinden yararlanarak semboller, temalar ve karakterler aracılığıyla…
Yorum BırakMetin2 Türk mü? Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Bir zamanlar internet kafelerinin popüler olduğu, gençlerin heyecanla “Metin2 oynayalım!” dediği günler geride kaldı. Ancak bu fenomen, sadece bir oyun olmanın ötesinde, bir kültürün parçası haline gelmişti. Metin2’nin Türkiye’deki yeri hala tartışılmakta. Ama bu sadece bir eğlence meselesi mi? Metin2’nin Türk olup olmadığını sorarken, yalnızca bir video oyunundan bahsetmiyoruz. Aynı zamanda bir ekonomiyi, piyasa dinamiklerini, bireysel kararları ve toplumsal yapıları inceliyoruz. Bu yazıda, Metin2’nin “Türk” olup olmadığını ekonomi perspektifinden ele alacak, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi açısından analiz edeceğiz. Metin2: Bir Kültür ve Ekonomi Üzerine Bir Giriş Metin2, 2004 yılında Güney Koreli oyun…
Yorum Bırak